Adab-ı Muaşeret
Görgü kurallarından genel kabul görmekte olan bazılarını derlemeye çalıştım. Bunları bir dizi halinde sunacağım. Kaynak: http://www.benimblog.com/dogruadres/55493/G%C3%B6rg%C3%BC+Kurallar%C3%BD+1+G%C3%9DR%C3%9D%C3%9E.html
Genel görgü kurallarına uyma zorunluluğu yoktur. Yani hukuken suç sayılmaz. Genelgeçer ahlak beni ilgilendirmez diyebilir, güçlü olan haklıdır düsturuna bayılıyor olabilirsiniz. Ancak, toplum genel görgü kurallarına uymayanlara cahil, bencil , kaba, saygısız ve saire sıfatlarla tanımlar ve kınar.
Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir.Toplum hayatının düzenlenmesinde etkili olan genel görgü kurallarına uyan kişileri; terbiyeli, saygılı, nazik ve saire şeklinde nitelemek mümkündür.
Bu kurallar toplumdaki uygarlık düzeyinin de göstergesi olabilir. İnsanın bencil, kaba düşüncelerden sıyrılarak, başkalarına karşı davranışlarını bir düzene koyması , onun duyarlı ve nazik olmasını sağlar. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı ve tutarlı olmasına neden olur.
Görgü kuralları, bir toplumun ayrı ayrı bölgelerinde farklı olduğu gibi değişik uluslarda da farklılıklar gösterir.
Dış görünümle güç elde edebileceği ancak bu yeterli değildir. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zeka ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında bir çoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz.
Başarılı insanların çoğu, düzgün görünüm ve görgü kurallarının, doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır
Kuralların faydaları nelerdir;
1-Kurallar belirsizliği azaltarak öngörülebilirlik ve istikrar sağlar,
2-Kurallar insan davranışlarına denetim ve sınırlama getirirler, böylece insanı ve çevresini o insanın zaaflarından (zayıf yönlerinden) ve hatalarından korurlar.
3-Kurallar bireyi özgür kılarlar, çünkü neyi özgürce yapabileceklerini, neyi yapmaları halinde kimsenin karışamayacağını belirler.
Görgü kuralları 2 Genel Kurallar
–Hoşgörülü ve iyimser olmak;
–Eleştiriyi yerinde ve zamanında yapmak;
–Olgun bir kişiliğe sahip olmak, olgun davranmak (yaşına uygun olgunlukta olmak);
–Giyime önem vermek, Giysinin mevki yer ve zamana uygun olmasına özen göstermek;
–Başkalarını rahatsız edici davranışlardan sakınmak;
–Ziyaretin kısa ve zamanlı olmasına özen göstermek;
–Oturuş ve kalkışlarda hareketlere özen göstermek;
–Gerektiğinde özür dilemesini bilmek;
–Özel konuşma yapanların yanına gitmemek;
–Verilen sözü tutmak;
–Uygun olmayan el ve sözlü şakalardan kaçınmak;
Görgü Kuralları 12 “Toplum içinde”
–Toplum içinde temizlik kurallarına uymadan bulunanlar yani vücut ve elbiseleri kokan, kirli insanlar görgü yönünden gerçekten zayıftır.
–Hapşırırken ve esnerken ağız kapatılmalıdır.
–Arkadaşımızla konuşurken ortamda başkalarının da bulunduğu unutulmamalı ses yükseltilmemelidir.
–Toplu taşım araçlarında gıda yenmemelidir.
–Toplu taşım araçlarında yaşlılara, hamilelere ve bebek taşıyan insanlara yer verilmelidir.
–Üçüncü kişilerin de duyma ihtimali olan durumlarda özel konular konuşulmamalıdır.
–Konuştuğumuz kişiyle samimiyetimizden kullandığımız argo v.b. sözcükleri başkalarının duyabileceği şekilde söylememeliyiz.
–İsmini bilmediğimiz kişilere hitap ederken ve soru sorarken “beyefendi, hanımefendi, bakarmısınız, afedersiniz” şeklinde kibar sözcüklerle veya mesleğiyle-işiyle “doktor hanım, Şöför bey, muhtar bey”, esnaflara ismi biliniyorsa “…usta” bilinmiyorsa sadece “Usta” gibi ortama göre uygun kabul edilebilecek şekilde hitap edilebilir veya uygun bir hitap şekli tespit edemiyorsanız doğrudan konuşmanızı yapabilirsiniz: “Bir ekmek verebilir misiniz, bir kilo patates alabilir miyim, yarım kilo kıyma rica ediyorum, 1 uzun tüp istiyorum, 1 paket makarna alacağım” gibi…
–Yaya geçidinde yayalar için durulmalıdır.
–Metroda ve asansörde binmeden önce çıkanlara yol verilmelidir.
–Sinemada önünüzdeki koltuklara ayağınızı uzatmalısınız.
–Başkalarının yanında (mucuk-mucuk) öpüşmelidir.
– Cep telefonuyla veya e-mail’le mesaj yollayarak kimseyi terketmeyin.
Bir ilişkiyi yüzyüze konuşmadan bitirecek düzeyde bir korkaklık, inanılmaz bir vicdan yokluğuna işaret eder. Terkedilenin özsaygısını, terkedenin itibarını koruyabilecek tek yöntem, yüzyüze konuşmaktır.
–Bir kapıdan önce siz geçiyorsanız, arkanızdan gelen için açık tutmalısınz.
Bu konuda yaş, cinsiyet ve sosyal sınıf farkı gözetilemez.
–Bir partiye gittiğinizde, getirdiğiniz içkiden daha fazlası içilmelidir.
–Havuzda başkalarının alanına girerek rahatsız etmeyin.
–Sinema ya da tiyatro oturma odanız değildir, cep telefonunuzu unutmayın.
– Vasıtalardan, kapılardan, merdivenden inilirken, dar yoldan karşılıklı geçerken sağdan çıkılarak düzen sağlanmalı, çarpışma engellenmelidir.
–Toplu yaşam yerlerinde otururken bacak bacak üstüne atacaksak uygun bir şekilde atılmalı ayak yukarda olmamalıdır.
–Sandalyemiz masamız dışındaki birilerine çevrilerek oturulmamalıdır.
–İnsanların gözüne gereğinden fazla bakılmamalıdır.
–Bıyık ve sakalla oynanmamalıdır.
–Toplum içinde diş karıştırılmamalıdır.
–Kulak karıştırılmamalıdır.
–Vücut kaşınmamalıdır. İhtiyaç halinde mümkünse ayrı bir yere giderek değilse mümkün olduğunca dikkat çekmeden yapılmamalıdır (göbeğini kaşıyanlara ne demeli).
–Yürürken külahta dondurma yemek ve sigara içmek şık olmamaktadır.
Görgü Kuralları 6 Telefon Konuşmaları
–Telefon eden karşıdakine kendisini tanıtmalıdır.
–Sekreter aracılığı ile yapılan telefon görüşmelerinde astın telefonu üst makamda olana bağlanmalıdır.
–Ölçülü ve nazik bir dil kullanılarak isteği uygun bir ses tonu ile anlatmalıdır.
–Telefon konuşmalarında ahizenin dikkatli alınmalı ve yerine yavaşça konulmalıdır.
–Sabah saat 10.oo dan önce akşam saat 22.oo dan sonra telefon etmemelidir (özel durumlar dışında).
–Telefonda gizli konular konuşulmamalıdır.
–Cep telefonları uygun olmayan yer ve zamanlarda kapalı tutulmalıdır.
–Bir dükkanda satış elemanı size hizmet ederken, cep telefonuyla konuşmayın.
–Cep telefonuyla konuşurken sesinizin volümünü ayarlamalısınız.
Görgü kuralları 3 Giyim görgü kuralları:
–Kadın ve erkek kendisine uygun kıyafet seçmelidir. Bulunduğu yer veya toplumun kabul etmeyeceği kıyafetleri giyinmekten kaçınmalıdır.
–Kıyafet seçerken kişinin yaşı, fiziki yapısı, cinsiyeti, mesleği gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
–Otel, kamp, spor alanı ve tatil köyü gibi yerlerde de toplumu rahatsız etmeyecek uygun kıyafetler giyinmelidir.
–Çalıştığı iş yerinde sade giyinmeye özen göstermelidir.
–Önemli toplantılarda; toplantının yerini, zamanını ve özelliğini dikkate alarak uygun kıyafetle gidilmelidir.
–Misafir karşılama veya kabul etme sırasında da uygun kıyafet seçip giyinmelidir.
Görgü Kuralları 4 -Konuşma
–Samimi, güvenilir, sakin ve doğal davranışlar içinde olun;
–İletişim hem beden hareketlerini hemde sözlü ifadeyi kapsar. Konuşurken karşınızdaki insana bakın ve kollarınızı kavuşturmayın (kızgınlık ifadesi).
–Eğer utangaç biriyseniz bunu kabul etmekten ve söylemekten çekinmeyin. Dürüstlük insanların rahatlamalarını sağlar.
–Normal hızda konuşun ne çok hızlı ne çok yavaş.
–Konuşmayı bitirirken geçerli bir neden öne sürün ve kişi ile konuşmaktan keyif aldığınızı belirtin.
–Karşınızdakine iltifate ederken içten ve samimi olun. Karşılaştırma yada değerlendirme yapmamaya özen gösterin; örneğin, "Kazağının ne kadar eski olduğu düşünülürse gayet iyi duruyor ."
–İltifat aldığınızda fazla alçak gönüllü olmayın ve iltifatın gerekmediğini açıklamaya çalışmayın. Basit bir "teşekkürler" hem yeterli hemde kibarcadır.
–Birisini eleştireceğiniz zaman karşınızdaki insanın duygularını göz önünde bulundurun ve kişi ile özel olarak konuşmaya özen gösterin. Yakıştırma yapmaktan kaçının ve sorunu kişiselleştirmeyin
–Birisi sizi eleştirdiğinde sakin olun. Savunmaya geçmemeye özen gösterin. Eğer kişi sizi insanların içinde ve kabaca eleştiriyor ise içgüdüsel olarak reaksiyon göstermek isteyebilirsiniz fakat en iyisi basitçe "Düşünceni özel olarak bana iletmeni tercih ederdim" deyin.
–Her zaman "Lütfen" ve "Teşekkür ederim" demeyi unutmayın
–Öksürüken yada esnerken ağzınızı kapatmayı unutmayın ve hemen elinizi yıkamaya özen gösterin. Bu hem görgü kuralı hemde temizlik kuralıdır.
–Muhatabın düzeyine göre uygun hitaplar seçilmesi, sert ifadelerden kaçının.
–Argo sözcüklerin kullanmayın;
–Yeni tanışılan kişilere karşı mesafeli davranın;
–Yüksek sesle ve hızlı konuşmayı tercih etmeyin;
–Muhatabın kültür seviyesine uygun bir dil kullanın;
–Davranışlarınız söylenenleri doğrular nitelikte olsun;
–İncelenip kesin bilgi edinilmemiş konularda, kessin söz söylemeden kaçının;
–Kendinizden çok söz etmeyin,
–Muhataba da konuşma hakkı tanıyın ve bunu davranışlarla da gösterin;
–Çeşitli konuşmalardan öğrenilen sırların saklayın; her yerde kullanmayın;
–Topluma karşı yapılan hitapların etkili olması için önceden gerekli hazırlıkların yapın;
–Toplumca yanlış anlaşılabilecek konuşmalardan kaçının;
–Konuyu dinleyenleri etkileyecek şekilde anlatın, gerektiğinde kısa sorular sorarak dinleyenlerin dikkatlerini toplamasını sağlayın ve konuşmaları beklenen sonuca götürecek şekilde bitirin;
–Tutarsız, kuşkulu, çekingen, kararsız davranışlarla dinleyicileri sıkmaktan kaçının;
Görgü Kuralları 5 Karşılama, Selamlaşma:
–Tanıdık iki kişinin, sokakta karşılaşmaları halinde birbirlerini selamlamaları, yolu işgal etmeden bir kenara çekilerek konuşmaları veya yolda yürüyerek konuşmalarını sürdürmeleri uygun olur.
–Selamlaşma sırasında abartılmış konuşma ve davranışlardan kaçınmak gerekir.
–Devlet büyüklerine (cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vali gibi) karşı bir saygı ifadesi olarak yolda geçerken veya karşılaşılan herhangi bir yerde baş eğilerek selam verilir. Aynı şekilde törenlerde de bayrağımız, büyük bir gururla ayakta selamlanır.
–Selamlaşma; baş eğilerek, el kaldırılarak, şapka çıkartılarak olduğu gibi sözle de olur. Birisiyle sabah karşılaşıldığında, günaydın, akşam karşılaşıldığında iyi akşamlar, seyahat sırasında karşılaşıldığında iyi yolculuklar demek suretiyle selamlanılabilir.
–Gerek ilk tanışmada ve gerekse selamlaşma sırasında, özellikle erkeklerin dikkatli olması gerekir. Toplumumuzda genellikle kadın elini uzatmadıkça, erkeğin elini uzatması hoş karşılanmaz.
–El sıkışmada, üst makamda bulunanların veya yaşlıların önce el uzatmaları, bunu gören alt makamlarda olan bayan veya bayların ellerini uzatarak tokalaşmaları genel görgü kurallarındandır.
–Selamlanan kişinin yanında bulunanlar, selam vereni tanımasalar bile, selamlanan kişi ile birlikte selam almaları nezaket kuralıdır.
–Erkeğin bayanı; gencin yaşlıyı; kıdemsizin kıdemliyi; gelenin orada bulunanları; ayrılanın ayrıldığı yerde kalanları selamlaması yaygın olarak kullanılmaktadır.
–El sıkma sırasında, ne kuvvet denemesi yaparcasına fazla sıkılması, ne de elin uzatılıp bırakılması doğrudur. Doğru olan elin, muhatabın elini kavrayacak şekilde tutulmasıdır. El sıkmada soğuk davranmak, eli hiç kıvırmadan kaskatı uzatıp el sıkışmak, muhatap tarafından iyi karşılanmaz, hoşnutsuzluk yaratır.
–Karşılama veya uğurlama sırasında kişinin, yüzünden tebessümü eksik etmemesi gerekir.
–Bir grubu karşılama sırasında; grubu karşılayan kişi, karşıladığı gruptaki insanlardan bir kısmını tanımayabilir. Bu gibi durumlarda, tanıdık olan kişi veya kişilerin yanındakileri, karşılayan kişi ile tanıştırmaları gerekir.
–Kalabalık yerlerde, tanıdıkların birbirleriyle selamlaşmalarına karşın, tanıdık olmayan insanların selamlaşması mümkün olmamaktadır. Ancak şehir dışında, tenha yerlerde ve iş için gidilen herhangi bir yerde karşılaşan insanların birbirleriyle selamlaşmaları yerinde olur.
–Selamlaşma sırasında başkalarını rahatsız edici konuşma veya davranışlardan kaçınılır
Görgü Kuralları 7 Yemek Masası Düzeni
–Masada çatal sola, kaşık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ile tabak arasına konur.
–Ayrıca, salata veya tatlı için çatal, balık çatalı, tatlı kaşığı, buzlu içecek kaşığı, çorba ve çay kaşığı kullanılabilir.
–Salata ve çerez çatalı normal yemek ,çatalından kısa olup her iki işte de kullanılabilir. Salata yemekle beraber verilecekse çatal, yemek tabağının sol, yemek çatalının iç tarafına konur. Özel yemeklerde salata çatalı yemek çatalının dış tarafına konabilir.
–Balık çatalı diğerlerine oranla daha kısa ve düz olup kaşığın sağ tarafına yerleştirillr.
–Tatlı kaşığı, tatlı tabağı içerisine konur. Fakat daha önceden de masadaki yerine konabilir.
–Çorba kaşıkları çorba tabaklarının sağ tarafında olup diğerlerine oranla en uzun saplı olanıdır.
–Büyük servis çatal ve kaşıkları, servis masalarında servis edilecek yemek tabaklarında bulunur.Tabağınıza servisi kendiniz bunlarla yapmalısınız.
– En resmi masalarda bile üçten fazla çatal ve gene üçten fazla bıçak bulundurulmaz. Ancak gerektikçe kullanılacağı yiyeceklerle beraber servis yapılır.
–Özellikle öğle veya akşam yemeklerinde, bütün konuklar için masaya önceden yerleştirilmiş bir servis tabağı bulunur. Bu tabak öteki tabaklara göre daha büyükçe olup, sonradan servis edilen tabaklar bunun üzerine konurlar.
–Salata tabakları daha çok düz ve yuvarlak olurlar. özel yemeklerde yemek, salata ile aynı tabakta servis edilebilir.
–Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir.
–Sürahi, bıçakların üst tarafına konur ve su bardakları, konuklar yerlerini almadan doldurulur.
–Şarap bardakları sürahinin sağına ve masanın kenarına yakın yerleştirilir.
–Resmi yemeklerde sofraya oturduktan sonra tabağa el sürmek veya hele garsonun işini kolaylaştırmak için ona uzatmak görgüsüzlüktür. Konuk hizmet etmez. Konuklara hizmet edilir ve esasen bu maksatla davet edilmişlerdir.
–Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde servis tabağının içine konur. Masaya oturunca ev sahibesi, peçeteyi alır almaz siz de onu takip etmeli ve peçeteyi sağ üst köşesinden tutarak açıp dizlerinize yerleştirmelisiniz. Peçeteler kullanıldıktan sonra resmi yemeklerde tabağın sağına bırakılabilir. Özel yemeklerde kağıt peçete konmuşsa, bunlar tabağın sağına bırakılır. Kağıt peçeteleri elinizde buruşturup topaç haline getirmek ayıptır.
–Yemekten sonra peçetelerin katlanması, ev sahibinden bir davet daha istediğiniz anlamına geldiğinden uygun değildir. Yemek esnasında masadan kalkmak gerekirse, peçete sandalye üzerine veya masanın size ait boş yerine bırakılabilir. Peçeteye ağzını, etrafa göstermeden silmeli ve peçetenin yağlanan veya kirlenen kısımlarını diğer konuklardan gizlemeye çalışmalıdır.
–Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir.
Görgü Kuralları 9 Misafirlik
n Ne kadar samimi olursak olalım ziyaret edeceğimiz insanları önceden bilgilendirmeliyiz.Temel prensip davetsiz misafir olmamaktır.
n Randevu saatine uymalıyız
n Temiz ve düzenli bir şekilde, mümkünse bir hediye ile ziyaretler yapılmalıdır.
n Eğer özel bir diyet yapıyorsanız bunu ev sahibine önceden bildirmelisiniz. Böylece tabağınızda yenmemiş yemek bırakmazsınız.
n Sofraya oturur oturmaz peçetenizi kucağınıza serin. Masadan kalkmanız gerekirse peçeteyi yemek tabağının sol tarafına bırakın. Asla sandalye üzerine koymayın.
n Eğer yemek servisini kendiniz yapacaksanız asla tabağınızı çok doldurmayın. Yemek ile ilgili yapacağınız iltifatlarda aşırıya kaçmamaya özen gösterin.
n Şarap bardağını sapından tutun, kenarından değil. Ayrıca bardak üzerinde parmak ya da dudak izi bırakmamaya özen gösterin. Eğer bardak üzerinde leke görürseniz kibarca peçetenizle temizleyin.
n Yemek bittikten sonra tabağınızı kenara itmeyin; ev sahibinin tabağınızı almasını bekleyin.
n Masada otururken dikkatiniz ev sahibi ve diğer misafirler üzerinde olsun. İki ayağınız da yere bassın; asla ayaklarınızı çapraz yapmayın. Ve asla çatal-bıçakla oynamayın.
n Kapıyı çaldıktan sonra kapının hemen ağzında değil, daha geride, evin içini göremeyecek şekilde kapının açılmasını beklemeliyiz.
n Eve girerken ev sahibinin yer göstermesini beklemeli ve etraf meraklı gözlerle incelenmemelidir.
n Yemek sofrası kurulduğunda, ev sahibi davet etmeden oturmamalı ve yemeği beğenmesek dahi bunu hal ve tavırlarımızla bile belli etmemeliyiz. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer ve medeni bir şekilde ev sahibine teşekkür eder.
n Ev sahibi de misafirliğe gelmek isteyenleri mümkün olduğunca reddetmemelidir.
n Ev sahibi bütün misafirlerine aynı derecede yakınlık ve güler yüz göstermelidir.
n Evi temiz tutmalı ve gereken hazırlığı yapmalıdır.
n Misafirin yanında sık sık saate bakmamalı, sıkıldığını belli eden hal ve tavırlardan sakınmalıyız.
n Misafirlere ikramda bulunurken bir-iki kereden fazla ısrar edilmemelidir.
n Misafir ayrılırken ev sahibi ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirmelidir.
n Misafirlikten ayrılma vakti gelince hemen kalkmalı ve vedalaşmayı uzatmamalıyız.
HASTA ZİYARETİ
–Dostlarımız hastalandığında hemen, daha az samimi olduklarınızı da iyileşince ziyaret etmeliyiz.
–Yoğun bakımdaki hastaların yakınları ziyaret edilmelidir.
–Çok dinlenmesi gereken bir hastayı sık sık ziyaret etmemeliyiz.
–Hastanın yanında onun neşesini kaçıracak hiçbir şey anlatılmamalı. Aksine hastalıkla ilgili olumlu haber ve hikayeler biliyorsak onlar anlatılmalı.
–Hastanın odasına girerken ne çok üzgün ne de çok neşeli bir tavır sergilemeliyiz. Ona normal bir insan muamelesi yapmalıyız.
–Ziyaret uzun tutulmamalıdır.
Görgü Kuralları 10 Temizlik
• El ve ayak tırnakları düzenli olarak kesilmelidir.
• Diş temizliğine dikkat edilmelidir.
• Saçların, ellerin ve yüzün sürekli temiz olmasına dikkat edilmelidir.
• Sakal ve bıyık varsa temiz ve düzenli olmasına özen gösterilmelidir.
• Kulak temizliği, göz çapağı ve burun temizliğine dikkat edilmelidir.
• Etrafımızdaki insanları ter kokusuyla rahatsız etmemek için düzenli bir şekilde banyo yapmalıyız.
• Vucutla ilgili sayılan temizliklerin tümü ortalıkta değil banyoda yapılmalıdır.
• Tuvalet adabına dikkat edilmeli, eller kurulanmadan ve giysilerimiz tam olarak kapatılmadan çıkılmamalıdır.
• Tuvalette iken konuşmak, bir şeyler yiyip içmek ve tükürmek uygun değildir
• Tuvaleti nasıl bulmak istiyorsak öyle bırakmalıyız
• Tuvalette insan varken, kapının önünde beklememeliyiz.
Görgü Kuralları 11 (Email)
Netiquette = Internette Görgü Kuralları
–E-mail” yerine “elektronik posta” kelimesini kullanmak internette Türkçe’nin doğru kullanımı açısından daha doğru olabilir.
–Elektronik posta yazarken özellikle ş,ğ,ı,İ gibi Türkçe’ye özgü harflerin kullanımı konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Elektronik postayı yazan kişinin sistemi elverse bile postayı alan kişinin sistemi bu harfleri desteklemiyorsa yazılan yazı anlaşılması zor hale dönüşebildiğinden gerektiğinde bu harfler yerine s,g,i,I gibi harfleri kullanmak Türkçe’yi doğru kullanamamak konusunda bizi üzse de daha doğru olabilir.
–Yüzyüze iletişimin birer parçası olan beden dili ve ses tonunun internet ortamında eksikliği iletişimde ve kişinin kendisini yeterince ifade etmesinde bazı eksiklikleri de beraberinde getirmektedir. İş yazışmalarının dışındaki elektronik posta kullanımında hisleri ifade etmek için -yaratıcılığımız sonucu
- bir takım görsel destekler de gelişmiştir ve bu semboller, iş hayatı dışındaki postalar için daha uygun olacaktır.
–Yazdığımız kişi veya gruba kendimizi en iyi şekilde ifade etmek için açık ve net cümleler kurmaya ve konuyu fazla uzatmadan ifade etmeye özen gösterilmelidir. Unutmamalı ki, okuyan kişi internet kullanımı için saat başına ücret ödüyor olabilir.
– Internette yüzyüze iletişimden farklı olarak, sizi kadın, erkek, yaşlı, genç gibi niteliklerinizle veya kıyafetinizle, dış görünüşünüzle değerlendirmemesi ve ön yargılardan uzak olmasıdır.
– Konu hanesine mutlak uygun bir baslık koymalısnız. Elektronik posta gönderirken gönderdiğiniz kişinin sizin mesajınızla ilk karşılaşması postanın konusunda olacaktır. Postanın konusunun içeriğiyle örtüşen, gönderdiğiniz kişinin daha sonra göndermiş olduğunuz postayı diğer onca posta arasından bulabilmesini sağlayacak derece açık olması büyük önem taşımaktadır. Konusu olmayan bir posta profesyonellikten de uzak olarak değerlendirilmektedir.
–Yazılan metinde imla hatalarını önlemek için son kontrolü yapıp, eklenmiş olan dosyaları (attachmentları) yeniden gözden geçirip göndermek olası yanlışları düzeltecek ve yine kendimizle ilgili yanlış mesaj vermeyi engelleyecektir.
–Elektronik postalarda büyük harfler kullanmak bağırmak veya agresiflik olarak algılanacağından küçük harfler kullanmaya özen gösterilmelidir.
– Mesajınızı kısa ve özlü yazmalısınız. Internet diğer iletişim araçları olan telefon ve mektuptan farklı olarak sadece gönderenin değil mesajı alanın da ücret ödemesi gerektiği, hem gönderenin hem de karşı tarafın sisteminin kapasitesini düşünerek gereksiz posta gönderimleri yapmaktan ve sistemleri meşgul etmekten kaçınılmalıdır.
–Internetin ulaştığı kitle ve bu kitlenin büyüklüğü düşünülecek olursa bir de kişi sayısı sınırsız elektronik posta göndermenin bedava olduğu bir ortam bazı kişilere de yeni ancak yasal olmayan iş alanları doğurmuştur. Farklı yöntemlerle milyonlarca kişinin elektronik posta adreslerini ele geçirerek bunları reklam verme amacıyla kullanan ve hatta bu adresleri satan kişilere de yeni bir olanak oluşmuştur. Bu tür reklam amaçlı gelen postalar için İngilizce karşılığı olan “Spam” terimi kullanılmaktadır. “Spam” postalara karşı şirketler sistemlerine önlemler almakta, yazılımlarla bu çeşit postaları engelleme yoluna gidilmektedir. Bu eylemi, başka bir değişle devamlı sizi ev veya iş telefonunuzda arayan ve birşeyler satmaya çalışan kişilere benzetebiliriz.
–Internette insanları biraraya getiren araçlardan birisi de e-gruplardır. E-grup içerisinden posta listesine dahil olunduğunda o grubun kuruluş amacına yönelik duyurulardan haberdar olunabilir. Bir e-grup içindeyseniz ve bu grubun içinde bir kişiyle yazışmak isteniyorsa, o grubun adresine değil, kişinin kendi adresine posta göndermek uygun olacaktır. Diğer üyelerin iki kişi arasında kendilerini ilgilendirmeyen bir konuda posta alması, vakit kaybetmesi ve sisteminin meşgul edilmesi doğru bir davranış olmayacaktır.
–Size gelen ve kendi çevrenizle paylaşmayı düşündüğünüz bir postanın bir anda kaç kişiye gideceğini ve onların da kendi çevrelerine gönderdiği göze alınınca ne kadar çok kişiye ulaştığını düşünecek olursak, gün içinde sıklıkla yaptığımız “forward”, diğer kişilere iletme işlemine bir o kadar daha özen gösterme bilincine sahip olmalıyız. “Spam” ile aynı paralelde; başkasından gelen, özel veya telif hakkı ait olan postaları kendi çevrenize göndermek de netiquette kurallarına aykırıdır.
–Bazı e-gruplarda yer alan bilgilerin o gruba özel olduğundan o grup dışındaki kişilere yollamadan önce gönderen kişi ile irtibata geçilmesi daha doğru olacaktır.
–Elektronik postalar hızlı olmakla birlikte iş hayatında sıkça karşımıza çıkan sorun posta gönderdiğimiz kişiden “Mailiniz elime geçmedi.” yanıtı almaktır. Bizden çıkan bir postanın diğer tarafa ulaşması bazen internetin hızı konusunda bizleri hayal kırıklığına düşürecek kadar yavaş olabiliyor. Teknolojiye hem güvenerek hem de tedbiri elden bırakmamak anlamında posta gönderdiğimiz kişiden teyit almayı da ihmal etmemeliyiz.
–Elektronik posta ya da e-mail denen mesajı, gönderdiğiniz kişiye hitaben yazıp kendi adırı yazarak bitirmelisiniz.
–Hitaba ettiğiniz alıcının kimliğine göre bir dil ve ifade tonu seçmelisiniz.
–Gelen mesajları cevaplamadan önce dikkatle okumalısınız.
–Esprili veya alaycı dil kullanımında dikkatli olmalısınız.
–Kişiye değil konuya cevap vermelisiniz.
–Sinirleneceğiniz bir mesaj aldığınızda cevaplamadan önce mutlaka bir süre beklemelisiniz.
–Mesajınızda göndereceğiniz her turlu bilgi ve ifadenin saklanabilir olduğunu ve ertesi günkü gazetelerde bas sayfaya haber olabileceğini hiç unutmamalısınız.
–Mesajlarda kotu niyetin değil yanlış anlamaların daha fazla meydana geldiğini unutmayınız.
–Elektronik iletişimde uygun nazik bir ifade kullanmanın sağ duyunun gereğidir.
–İnsanları olur olmaz mail bombardımanına tutmamalısınız.
Görgü Kuralları 13 “İşyeri”
–Takdim edildiğinizde yada tanıştırıldığınızda ayağa kalkın(veya ortama göre başınızla selam verin).
–Siz insanları tanıştıracağınız zaman daha önemli kişinin ismini önce söyleyin.
–Telesekreterinize İsminiz, göreviniz, departmanınız ve ne zaman müsait olduğunuza dair kısa ve profesyonel bir mesaj bırakın.
–Mesaj bırakırken isminizi ve soyadınızı, neden aradığınızı ve telefonunuzu bırakın.
–Kıyafet kuralına uyun. Eğer belli bir kural yok ise üst düzey yöneticilerden örnek alın. Kadınlar dekolte kıyafetlerine dikkat etmelidir.
–Bütün toplantılara tam zamanında gelin.
–Gerekli olması halinde not tutun.
–Toplantı sırasında kalemler, ataçlar yada diğer ofis araçları ile oynamayın.
–Çok gerekmedikçe toplantı sırasında telefonunuzu kapalı tutun. Eğer kapatamıyorsanız o zaman kapının yakınına oturun böylece telefonunuz çaldığında sessizce dışarı çıkabilirsiniz.
–Oturuşunuza ve duruşunuza dikkat edin, koltuğa gömülmeyin , sandalyenizde geriye yaslanmayın, yada kollarınızı göğsünüzün üzerinde kavuşturmayın.
–İşyerinizdeki en üst amirle görüşmek istediğinizde önce sekreterinden randevu talep edin.
–Amirinizin odasına girerken ve konuşma sonunda yerinizden kalkıp çıkarken ceketinizi kapatın (Erkekler).
–Amiriniz teklif etmeden oturmayın (Mevcut pozisyonunuz ve samimiyetinize bağlı olarak değişebilir).
–Toplantılarda oturacağınız yer belirlenmiş olabilir, uygunsuz bir yere oturmayın.
–Toplantıyı yöneten kişinin yönetimine sorun çıkarmayın, çok gerekli olması halinde yardımcı olun.
–Toplantıyı yönetenin isteği veya onayı ile söz alın.(Konuşma isteğinizi yöneticiyle bakıştığınızda kolunuzu kaldırarak belli edin).
–Yemeğinizi işyerinize getirecek veya getirtecekseniz özellikle koku yönünden başkalarını rahatsız etmemesine özen göstermelisiniz.
–Arkadaşlarınızı sadece boş zamanlarınızda davet etmelisiniz, uygunsuz zamanda gelen ziyaretçileri randevu vererek kısa zamanda göndermelisiniz.
–Odanızı başkalarıyla paylaşıyorsanız telefonu sık meşgul etmemeli, uzun telefon konuşmaları yapmamalı, müzik dinlemek ve ziyaretçi kabul etmeden önce iznini almalısınız.
–Odanızın ortak giderleri varsa bunlara katılma konusunda duyarlı olmalıdır.
Görgü Kuralları 14 “Kadın Erkek İlişkileri”
– Yemeğe çıkıldığından, mönüyü inceleyerek veya bizzat şefe danışarak, ne yenileceğine karar vermek, erkeğe düsen bir görevdir. Bu, erkeğin kadının damak zevkini göz ardı ettiği anlamını taşımaz. Görgü kurallarına göre, kadın tercihini ifade etse de, yemeği ısmarlamak erkeğin üstlenmesi gereken bir davranıştır. Bu durum, erkeğin karsısındaki kadını çok iyi tanıdığını göstermesinin ve en özel olanı keşfetme görevini bizzat üstlendiğini ifade etmesinin en çarpıcı yollarından biridir.
–İçki servisini yapmak ve sanılanın aksine önce kadının kadeh kaldırmasını beklemek de erkeğin uyması gereken bir görgü kuralıdır.
–Ayrılış saatini de kadının dile getirmesi gerekir.
– Kadın ve erkek, herhangi bir yerde karsılaştıklarında, "ilk merhaba"
hep kadından gelmelidir.
–Yürüyüşlerde, erkek daima cadde tarafında yürür.
–Karsıdan karsıya geçerken, kadının koluna girer.(El ele tutuşmamışlarsa)
–Taksi, dolmuş gibi ulaşım araçlarına, yine sanılanın aksine önce erkek binerek, kadına rahatlıkla oturabilmesi için yer açmalıdır.
– Yemekli bir davette, masaya "merhaba" demek için uğrayan bir kadın olduğunda, masadaki erkekler onu mutlaka yerinden kalkarak selamlamalıdır. Yine ayni ortamda, el sıkışmak çok önemli bir görgü kuralı olup bu talep ilk olarak erkekten gelmelidir.
Görgü Kuralları 16 “İçecekler”
–Samimi ortamlarda kahve, çay veya diğer sıcak içecekler kulplu bardaklardan içilir. Çay kaşığınızı koymak için bardağınızın altında tabak verilir. Eğer kağıt peçete varsa kaşığınızı ters olarak bu peçete üzerine veya yemek tabağınızın kenarına koyabilirsiniz.
–Çay poşetlerinin fazla suyunu kaşık yarımıyla bardağın kenarına bastırarak ya da poşet ipini kaşık yardımıyla poşetin etrafına dolayarak akıtın. Sonra çay poşetini bardağın tabağının kenarına koyun. Eğer tabağınız yoksa bir tane isteyin. Buzlu çay veya kahve içinde bulunan uzun saplı kaşığı içmeden önce bardaktan çıkarın.
–Eğer kahve veya çayınız tabağın içine dökülürse, temiz bir tabak isteyin. Eğer bu mümkün değilse tabağınıza kağıt bir peçete koyabilirsiniz. Böylece dökülen sıvıyı peçete emer ve üzerinize damlama tehlikesi de ortadan kalkar.
–Kırmızı şarap kadehin dibinden tutulur. Beyaz şarap ise soğuk kalmasını sağlamak için kadehin sapından tutulur.
–Brendi bardağı ısıtılmak üzere iki el arasında yuvarlanarak tutulur. Çünkü Brendi ısındığı zaman kokusunu dışarı verir. İçilirken tek elle tutulur.
–Eğer içkinizin içinde zeytin ya da kiraz varsa, bunları parmağınızla alabilirsiniz. Ancak tüm içkinin bitmesini beklemek size kolaylık sağlar. Böylece bardak içinde bulunan garnitürü doğrudan ağzınıza kaydırabilirsiniz. Korumasız bir yüzey üzerine içkinizi bırakmayın. Bardağınız için bir altlık isteyin.
–Eğer içkinizi dökerseniz telaşa gerek yok, ev sahibinden temizlemek için sünger veya uygun bez isteyin.
–Asla içki içine bir şey batırmayın.
–Sıcak içeceğinizin soğuması için üflemeyin. Sadece hafifçe karıştırın
Görgü Kuralları 17 “Meyveler”
–Muz; kabuğunu soyun ve meyveyi bıçakla küçük parçalara ayırıp yiyin. Samimi ortamlarda ise muzu elinizle yiyebilirsiniz.
–Elma veya armut elle tabağa alınır. Eğer spiral şekilde kabuk soyma beceriniz varsa soyun. Yapamıyorsanız meyveyi tatlı tabağınıza koyun, ikiye bölün, çekirdeğini çıkarın ve küçük dilimler halinde doğrayın. Çatal ve meyve bıçağıyla yiyebilirsiniz. Eğer yemek ortamı samimiyse küçük dilimleri elinizle yiyebilirsiniz.
– Böğürtlen krema ile servis edilsin ya da edilmesin genellikle kaşıkla yenilir.
–Kiraz elle yenilir. Çekirdekleri kibarca avucunuza çıkarıp meyve tabağınızın kenarına koyun.
–İncir; sade servis edilirse ikiye bölünür ve çatal ve bıçakla yenilir.Çerez olarak servis edildiğinde kabuğuyla beraber çatal ve bıçakla yenilir. Meyvenin sapını keserek yemeniz daha iyi olur. Tatlı olarak ise dilimlere ayrılmış ve portakal suyu veya krema ile servis edilirse çatal ve kaşıkla yenilir.
–İkiye bölünmüş greyfurt çay kaşığı veya sivri greyfurt kaşığı ile yenilir. Samimi yemeklerde ise meyvenin suyunu dikkatlice kaşığa sıkabilirsiniz.
–Portakalı iki şekilde soyabilirsiniz; her iki yöntem için de keskin bıçak kullanın. Birinci yöntem: spiral şeklinde kabuğun soyulması. İkinci yöntem: portakalın alt ve üst kısımlarını dilimleyin ve kabuğunu dikey şeritler halinde kesin. Meyvenin kabuğu soyulduktan sonra dilimlere ayırın. Küçük dilimleri elinizle yiyebilirsiniz. Ancak büyük dilimler için tatlı bıçağı ve çatalı kullanın. Önceden kesilmiş olarak servis edilirse greyfurt gibi yenilebilir.
–Mandalina kabuğu elle soyulur ve parça parça yenilir. Meyve üzerindeki beyaz katman kalın ise soyulabilir.
–Çekirdeksiz üzümleri elle tek tek yiyebilirsiniz. Eğer üzümler çekirdekli ise tek tek yiyin ve çekirdekleri kibarca kapalı tuttuğunuz avucunuza çıkarın.
–Karpuz dilimleri genellikle çatal ve bıçakla yenilir. Ağzınıza gelen çekirdekleri kapalı elinizle kibarca alıp tabağınıza koyun.
–Kavun kaşıkla yenilir. Dilim olarak servis edilen kavun ise çatalla yenilir. Kavun topları şuruplu ya da şurupsuz servis edilirse tatlı kaşığı kullanın.
–Şeftaki ve erik önce ikiye, sonra da çeyrek dilimlere ayrılarak çekirdekleri çıkarılır. Kabuğu da soyulabilir ama makbul olan kabuğu ile birlikte küçük dilimlere ayrılması ve tatlı bıçak ve çatalıyla yenmesidir.
– Hurmayı ikiye bölün ve içini kaşıkla çıkarın.
–Ananas dilimlerini çatal ve bıçakla yiyebilirsiniz.
–Nar genellikle ikiye bölünmüş olarak servis edilir. Kaşıkla dikkatli bir şekilde birkaç tane alın ve yiyin. Bunu yaparken narı işaret parmağınız ve başparmağınız arasında sıkıca tutun.
–Büyük çilekleri sapından tutarak pudra şekerine batırın ve iki lokma halinde yiyin. Eğer çilek krema ile servis edilirse kaşığınızı kullanın.
–Dondurma küçük kaşıkla yenilir. Eğer kek ya da çörek yanında servis edilirse tatlı çatalı ve kaşığı kullanmanız gerekir.
– Meyveli tart genellikle çatalla yenilir. Eğer servis çatal ve tatlı kaşığı ile yapılırsa, çatalınızı pastayı sabitlemek için kullanarak kaşığınızla yiyin. Yine servis şekline göre çöreğinizi sadece çatal ile veya çatal ve kaşık ile yiyebilirsiniz. Eğer kremalı pasta yiyorsanız, kremanın dağılmasını önlemek için çatalınızla yemeniz gerekir.
–Erikli Puding; brendi sosunun alevleri söndükten sonra dondurma ya da sos eşliğinde ikram edilen bu tatlının tümü kaşıkla yenilir. Eğer tatlı servisi sırasında brendi ikram edilirse bardağınıza değil pudinginizin üzerine dökün.
–Armut tatlısı; çatal ile tabağınızdan düşmesini engelleyerek kaşıkla küçük lokmalar halinde yemelisiniz. Eğer sadece kaşık varsa tabağınızı elinizle çevirerek tatlınızı yiyebilirsiniz. Çekirdeği tabağınızda bırakarak şurup sosunu kaşıkla yiyebilirsiniz.
Görgü Kuralları 15 “Yemek yeme”
–Bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına dayatılıp kesme işi yapılır. Bıçak kullanırken çatal sol elle tutulur.
–Bir kere çatal, bıçak yada kaşığınızı kullandıktan sonra masaya bir daha asla dokunmaması gerekir. Kullanılmış çatal, bıçak yada kaşık her zaman tabağın içinde tutulmalıdır. Bıçağı keskin tarafı içe ve size gelecek şekilde koymalıdır. Çatal ise bıçağa paralel ve tabağın soluna konur.
–Kahvaltı hariç kaşık sofrada sadece yemeğin başlangıcında çorba için gereklidir.
–Herkesin yemeği gelene kadar yada ev sahibi başlamanızı rica etmeden yemeğe başlamayın.
–İçeceğinizi istediğiniz her zaman içebilirsiniz.
–Ağzınız açıkken yemeğinizi çiğnemeyin yada yemek yerken konuşmayın. Ağzınızı fazla doldurmayacak kadar küçük parçalar halinde yiyin.
–Masada dik oturun ve dirseklerinizi masanın üzerine koymayın.
–Çok hızlı yada yavaş yemeyin. Masadakilerin hızına uymaya çalışın.
–Masada iken asla dişlerinizi karıştırmayın. Eğer çok gerekli ise lavobaya gidin.
–Ekmeğinize yağ sürerken her seferinde küçük bir parça almaya özen gösterin ve önce tabağınıza alın sonra ekmeğin üzerine sürün.
–Masadaki yiyecekleri uzatırken her zaman sağınıza verin. Ekmeği kendinize almadan önce başkalarına önerin.
–Yemekte sigara içmeyin, eğer masadaki kişiler ve bulunulan ortam kuralları yasaklamıyor ise yemekten sonra içebilirsiniz.
–Sofra takımı ve bardaklar üzerinde ruj izi bırakmamaya özen gösterin. Yemeğe oturmadan önce rujun fazlasını bir peçete ile alın.
–Bıçağı ağıza değdirmek ayıptır. Bazı kişiler yanlış olarak peynir yerken bıçağı ağzına götürmeyi huy edinmişlerdir. Ekmek de hiçbir zaman bıçakla küçük lokmalara ayrılmaz. Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez. Gümüş bıçak yalnız meyve yerken kullanılır.
–Çatal, et yenilirken sol elde tutulur, bıçak ise sağda tutulur ve eti keser. Sebze yendiğinde çatal sağ elde tutulur yada tekrar sol elde tutularak sağ eldeki bıçakla sebzeler onun üzerine itilir. Çatal yere düşer ise, bir yenisinin gelmesi beklenmelidir veya yenisi istenmelidir.
–Çorba kaşığının kullanılması ülkeden ülkeye değişmektedir. Fransızlar çorbayı kaşığın ucu ile içerler. İngilizler ve Amerikalılar kaşığın yanı ile içerler. Her ikisi de uygulanabilir. Çorba içildikten sonra kaşık yere konmaz, doğrudan doğruya tabağın içine bırakılmalıdır.
–Peçete, tam olarak açılmaz uzunlamasına dizlerin üzerine serilir. Peçeteyi göğse takmak, yeleğe geçirmek ayıptır. Yemek bittikten sonra peçete toplanıp katlanmadan tabağın yanına bırakılır. Eğer bir bayanın peçetesi yere düşerse, hemen yanında oturan kişi (bay) peçeteyi yerden kaldırmalıdır. Bir şey içerken ağzımızı önce silmemiz gerekir. Dudaklarımız bardağın üzerinde hiç bir iz bırakmamalıdır. Ses çıkarmadan içmeyi öğrenmeliyiz. Bir kerede bardak boşaltılmamalıdır.
–Piliç; daima çatal ve bıçakla yenir. Kemikleri hiçbir zaman ağıza götürülmez. Etler bıçakla, kemikten ayrılır ve çatalla ağıza konur.
–Balıklar; önce baş çıkarılır. Sonra da çatal ve balık bıçağı ile baştan kuyruğa doğru ikiye ayrılır. Sonunda bıçağın ucu ile kılçık tamamıyla ayrılıp çıkarılır. Ayrılan kılçıklar tabağın içine ya da tereyağı tabağına konur. Etli kısmı çatal ya da bıçakla ufak parçalara bölünerek yenir. Eğer bunların arasında küçük kılçık parçaları kalmışsa bunları ağzımızdan parmaklarımızın ucuyla çıkarmalıyız. Çok küçük balıklar (gümüş v.b) başı ile beraber çiğnenerek yenilir.
–Makarna; İtalyan usulü yemek için; çatal ve kaşık kullanılır. Kaşık sol elde tabağa dikey yakın bir şekilde tutulur. Sağ eldeki çatal ile bir kısım makarna alındıktan sonra dişleri kaşığın iç yüzüne dayanmış olan çatalı çevirerek makarna iyice çatala sarılmış olur.
–Çaylarda ikram edilen küçük sandviç ya da kanepeler elle veya küçükse kürdan çatalla yenilir. Eğer çok ufaksalar bir lokma halinde ağıza sokulur. Daha büyük ve bir iki tabakalı sandviçler ise çatal ve bıçakla yenilir. Soslu sıcak sandviçler için çatal ve bıçak kullanmalısınız.
–Enginar; Enginar genellikle sıcak limon sosu, mayonez veya sirke sosuyla birlikte dolma olarak veya sade servis edilir. Servis edilen enginarın bir yaprağını parmak uçlarınızla koparın ve etli kısmını dişlerinizle sıyırın. (İnce kısmını elinizde tutarak etli ve daha geniş olan kısmını ağzınıza koyun). Eğer enginar limon sosu ve sirke ile beraber servis edilmişse yenilen kısmını bu sosa batırarak yiyin. Daha katı bir sos ile servis edilirse yenilecek kısmı mısır tanesi gibi elinizde tutun. Eğer enginar dolma olarak servis edilmişse yaprakları soyun ve dolmayı bıçakla ikiye ayırın.Enginarın iç kısmında bulunan daha ince yapraklara geldiğiniz zaman bu yaprakları bir kenara ayırın. Enginarın en dip kısmını tabağınızda çatal yardımıyla tutarak bu ince yaprakları elinizle koparabilirsiniz. Böylece enginarın yenmeyen tüylü kısmı ortaya çıkar. Tüylü kısmı da kaldırırsanız sebzenin en güzel bölümü olan ‘kalbi’ne ulaşırsınız. Bu bölümü parçalara ayırarak sade olarak ya da yanında servis edilmiş olan soslara batırarak yiyebilirsiniz.
–Peynirler; Ordövr olarak servis edildiği zaman her çeşit peynir için ayrı ayrı bıçak verilmelidir. Bıçak yardımıyla peynir kraker üzerine sürülür. Peynir salata ile servis edildiğinde kraker üzerine sürülebilir. Çatal veya bıçak yardımıyla küçük bir parça ekmek üzerine de sürebilirsiniz. Çatal yardımıyla tabağınıza alacağınız bir parça peyniri marul ile yiyebilirsiniz. Yumuşak, sıvı peynirler ise daima salata bıçağı ya da yağ bıçağı ile sürülür.
– Havyar küçük bir kase içinde kendi kaşığı ile servis edilirse, kendi tabağınıza kaseden kaşıkla alabilirsiniz. Havyar yanında soğan, yumurta, limon ve tost ekmeği ile servis edilebilir. Tost ekmeğinin üzerine bıçakla istediğiniz miktarda malzemeleri koyup bir kanepe yapabilirsiniz. Kanapeyi elinizle yiyebilirsiniz. Kokteyl partilerinde hazır havyar kanepeleri servis edilir. Elinizle yiyebilirsiniz.
–Karides; Eğer büyük boy karides sıkıştırılmış cam içinde servis edilirse istiridye çatalıyla alın ve sosa batırarak büyük lokmalar halinde ısırın. Bu şekilde servis edilen karidesi kesmek çok tehlikelidir. Eğer büyük karides geniş yemek tabağında servis edilirse çatal ve bıçak ile kesilebilir.
– Çorbalar; sıcak olup olmadığını kaşıkla tadarak anlayın. Sonra saplı kaseyi içmek için kaldırın. Kasenin içinde kalan sebzeleri kaşıkla yiyebilirsiniz. Çorba bitince kaşığı kasenin altındaki tabağın sağına bırakın. Hiçbir zaman kaşığı kasenin içinde bırakmayın.
Eğer kase yerine çorba tabağı kullanılmışsa, çorbayı tabağın size yakın olan tarafından içmeye başlayın. Sonuna gelince size uzak tarafını kaldırıp kaşığınızı doldurabilirsiniz. Kaşığı kullanırken kaşığın hepsini ağzınıza sokmayın. Kenarından ve sessizce için.
–Kiraz domatesler; salata ile servis edilmediği zaman kiraz domatesleri elinizle yiyebilirsiniz. Ağzınıza sığabilecek küçük olanları seçmeye çalışın. Kesinlikle ısırmayın çünkü fışkırabilir. Bu nedenle dudaklarınızı sıkı tutun.
– Mısır genellikle sade olarak servis edilir. Bütün olarak servis edilen mısırın yarısını kırarak kolayca yiyebilirsiniz.
– Patates cipsleri ya da ince uzun patatesler genellikle elle yenilir. Ancak ince uzun patatesler sıvı sos ile servis edilirse çatalınızı kullanmalısınız. Küçük kızarmış patateslerde ise çatalın kullanılması daha iyi olur. Eğer kızarmış patatesler uzun ise çatalınızla kesin ve küçük lokmalar halinde yiyin. Küçük patates parçalarını tabağınızın bir kenarına koyulan ketçapa çatalınızla ya da elinizle batırarak yiyebilirsiniz. Fırında pişen patatesler ise yarılmış olarak servis edilir. Eğer bu şekilde servis edilmemiş ise bıçakla patatesi boydan boya keserek geniş bir yarık açın. Bu yarığın içine az yağ ya da ekşi sos ile sarımsak, tuz ve kırmızı biber ekleyin. Patatesin kabuğu da yenilebilmektedir.
– Salata genellikle çatal ile yenir. Ancak büyük parçaların çataldan düşmesini önlemek için kesmelisiniz. Marul gövdesi daima bıçak ve çatal ile yenilmelidir. Eğer salata tabağınız yoksa salatayı yemek tabağınızın yanında bulunan yağ tabağınıza alın. Salatayı çatalınıza batırırken bir parça ekmek kullanabilirsiniz.
–Tavuk; bacak ve kanatları eklem yerlerinden çatal ve bıçak ile ayırın. Çatalınızı kullanarak parçayı sağlamlaştırın ve yiyebileceğiniz küçük parçalar halinde kesin. Her sefer sadece iki ya da üç parça kesin. Eğer çok resmi bir ortam içinde bulunuyorsanız çatal ve bıçak ile alınamayan parçaları tabakta bırakın. Eğer az resmi bir ortam içindeyseniz, küçük kemikleri elinizle yiyebilirisiniz. Ancak sadece bir elinizi kullanın. Kanat ve bacak kemiklerini elinizle ağzınızdan çıkarabilirsiniz.
–Dana ya da kuzu budunun tam ortasını çatal ve keskin bir bıçakla kesin. Eğer butların sapları kağıt ile kaplı ise parmaklarınız yağlanmadan kemiğe yakın olan eti kesebilirsiniz. Resmi ortamlarda ya da restoranlarda kemik kağıtla kaplı olsa bile asla kemiği elinize alıp kemirmeyin! Çünkü bu kağıtlar süs olarak kullanılmıştır. Resmi olmayan ortamlarda ise kemikler yağlı değilse kemirebilirsiniz.
–Balık; ilk olarak balığın kafasını ve kuyruğunu çatal ve bıçakla kesin, tabağınızın kenarına koyun. Bıçağınızı balığın sırt kemiğine dayandırarak balığı kafasından kuyruğuna doğru dikey olarak kesin. Bu noktada üç seçeneğiniz var: 1) kılçığı dışarı çıkarın. 2) balığın üstünü açın ve kılçığı çıkarın. 3) balığın üst kısmını yiyin ve kılçığı kaldırın. Eğer ağzınızda küçük kılçıklar kalırsa başparmağınız ve işaret parmağınız yardımıyla bunları çıkarabilirsiniz. Balık eti yemeyi sevenler küçük balıkların kafasını da yerler. Balık yanağı yemeği onur olarak görmekteler.
– Ekmek; yeme şekli seçkin yemeklerde test olarak görülür. Ekmek dilimlerini, yuvarlak ekmekleri yemeden ya da tereyağ sürmeden önce bölün. Küçük biküviler ise asla kırılmamalı.
Tabağınızda bulunan kendi tereyağınızı ve kendi tereyağ bıçağınızı kullanın. Tereyağ sürme hareketi tabağın içinde ya da üstünde yapılmalı. Yumuşak hamur işlerini ikiye ya da daha fazla parçaya kesin ve yiyeceğiniz parçaya tereyağ sürün. Sebzelere tereyağ koymayın, çünkü
bu aşçıya hakaret gibi algılanır.
–Elle yenilen yemekler; herhangi bir şüpheniz olursa çevrenizdeki kişilerin nasıl yediğine bakabilirsiniz. Elle yenmesi gereken yemekler tepsi içinde servis edilirse yemeden önce tabağınıza almayı unutmayın. Resmi olmayan ortamlarda elle yenmesi mümkün yemekler arasında şunları sayabiliriz: konserve mısırlar, küçük istakoz ve istridye, sandviçler, kuru kekler, kurabiyeler, bazı meyveler, tavuk kanatları, kızarmış patatesler, turp, zeytin ve kereviz.
– Kırmızı turp, nane jeli, hardal, top tereyağ servis kaşığıyla tabakta yemeğin kenarına koyulur. Ana yemeğe çeşni yaparak yiyebilirsiniz. Nane, kiraz ya da kayısı sosları gibi sıvı çeşnileri yemeğinize makul miktarlarda katarak yiyebilirsiniz. Yemeğin tadını bozmamak için az miktarda kullanılması önerilir.
–Yuvarlak ekmekler ve biskivüler için servis edilen reçel ve konserveleri yağ tabağınızın kenarına alabileceğiniz gibi küçük ekmek parçalarının üzerine bıçak ile de sürebilirsiniz. Eğer servis yapmak için kaşık yoksa bıçağınızı tabağınızın kenarına temizleyip kase ya da kavanozun içinden jölenizi alabilirsiniz.
– Kereviz, zeytin, turp gibi garnitürler servis tepsisi üzerinde ikram edilirse servis kaşığını kullanarak yağ tabağınıza, yoksa yemek tabağınıza alabilirsiniz. Garnitürleri hemen yemeyin. Eğer tuz ekmek isterseniz, tabağınızın kenarına dökeceğiniz bir miktar tuzun içine garnitürleri elinizle batırarak yiyebilirsiniz. Zeytin çekirdeklerini çıkarmak için kibarca yumruk şeklinde yapacağınız elinizin içine çıkarın ve yağ tabağınızın kenarına koyun.
–Turşular sandviç eşliğinde elle yenilir. Eğer ana yemek yanında servis ediliyorsa çatal ve bıçak ile yenmelidir.
–Dereotu, maydanoz, tereotu çatal ile yemeğin bir parçası olarak çatal ile yenilebilir. Salata ya da sosla servis edilmezlerse elle yenilebilirler.
–İnce limon dilimleri dekor olarak koyulur. Limon dilimleri ya da yarımları ise sıkılmak üzere koyulur. Çatalınızı kibarca limonun ortasına batırarak bir seferde yemeğinizin üzerine sıkabilirsiniz.
–Salça ya da sosları hiçbir zaman karışık bir şekilde tabağınızda bulunan yemeklerin üzerine koymayın. Hangi yemek için servis edilmişlerse ayrı ayrı kullanılmaları gerekir. Geri kalan sosu yemek isterseniz, ki bu aşçı için bir iltifattır, küçük bir parça ekmeği sosun içine bırakın, çatalınızla geri alarak yiyebilirsiniz.
–Bal servisini kolayca yapmanız için gereken kaşığınızı bal kasesi içinde çevirmektir.
–Yemeğinizin tadına baktıktan sonra tuz ya da biber ekleyin. Aksi şekilde önceden tuz ya da biber ekmeniz aşçıya karşı bir hakaret olacaktır. Eğer tuzluğun ağzı açıksa içindeki kaşığı kullanın. Eğer kaşık yoksa bıçağınızın ucunu kullanabilirsiniz.
Tuzlamak istediğiniz ne olursa olsun yağ tabağınızın ya da yemek tabağınızın kenarına koymalısınız. Eğer tuzluk size ait ise parmak uçlarınızla fiske alabilirsiniz.
Kaynak: www.benimblog.com/dogruadres
Direk Kaynak: http://www.benimblog.com/dogruadres/55493/G%C3%B6rg%C3%BC+Kurallar%C3%BD+1+G%C3%9DR%C3%9D%C3%9E.html
Add A Comment